İstanbul’un Fatih ilçesi Ayvansaray Mahallesi’nde meydana gelen bina çökmesi hepimizi derinden üzmüştür. Hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz. Bu tür olaylar, yapılaşma sürecindeki eksikliklerin ve denetim zafiyetlerinin ne denli ağır sonuçlar doğurabildiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Sorunun temelinde yalnızca tekil hatalar değil; uzun yıllara yayılan plansız yapılaşma, yetersiz mühendislik hizmetleri ve etkin denetimin sağlanamaması yatmaktadır. Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede, mevcut yapı stokunun güvenliği kadar kentlerin bütüncül ve sağlıklı planlanması da büyük önem taşımaktadır.
Afet anlarında saniyelerin bile büyük önem taşıdığı durumlarda, itfaiye ve arama-kurtarma ekiplerinin olay yerine hızlı ulaşabilmesi kritik bir gerekliliktir. Ancak dar ve plansız sokak dokusu ile düzensiz yapılaşma, bu ekiplerin hareket alanını ciddi şekilde kısıtlamaktadır. Bununla birlikte, acil durum araçlarının geçişini zorlaştıran ve manevra kabiliyetini azaltan niteliksiz yapılar, müdahale süresini uzatarak olumsuz sonuçların ağırlaşmasına neden olmaktadır.
İMO İstanbul Şubesi olarak; güvenli yapılaşmanın sağlanması için mühendislik disiplinlerinin sürecin merkezinde yer alması, denetim mekanizmalarının etkin işlemesi, kaçak ve niteliksiz yapılaşmanın önüne geçilmesi ve kentsel dönüşümün yalnızca bina bazında değil, ulaşım ve erişim boyutuyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyoruz. Vatandaşlarımızın da yaşadıkları çevrenin güvenliği konusunda bilinçli ve sorgulayıcı olması büyük önem taşımaktadır. Güvenli kentler; ancak bilimsel planlama, doğru mühendislik uygulamaları ve güçlü bir denetim anlayışıyla mümkündür.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
İstanbul Şube Yönetim Kurulu
